Hey Yolcu

28/11/2008 · Kategori: qizlikent




Hey yolcu!

Şimdi kendi içinde de bulunan gizli bir kentin kapısının önündesin…

Belki bir fırtınada kaybolmuş ve bu kentin sahillerine vurmuştun…

Belki de aşkın çöllerinde sıcaktan kavrulmuş, bir soluk almak için bir gölge ya da bir damla su için buradasın…

Hayır, beklide öylesine gezerken kendini bu kapının önünde buldun…

Kapısının üstünde kocaman harflerle şu yazmakta: İçeriye sadece samimi olanlar ve sağlam bir yürege sahip olanlar girebilir.

Şimdi sokakları caddeleri farklı farklı manzaraları olan içinde samimi insanların dolaştığı kentte girmek için bizden olmalısın…

Ne duruyorsun HADİ ŞİFRENİ GİR VE AÇILSIN KAPILARIMIZ... 

http://www.qizlikent.com

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

Gizli KENT e davet

10/11/2008 ·


Gizli KENT e DAVET

Onca dert ve tasa varken dışarıda,
Yorgun yüklerin üstümüzde dolaşmasından bıktığımızda,
Kuytuda bir yerimiz olsun istedik, arada kaçıp gelebileceğimiz bir Gizli KENT’imiz…
Kafesinde bir yudum keyifle çay içerken dolaşalım ağır ağır kaldırımlarında, sokaklarında…

Bir soluk almak, aldırmak istiyoruz…





Farklı birçok rengin içinde bulunduğu yaşayan bir tablo…

Herkesin eşit olduğu, bir durak bir uğrak olmak istiyoruz…




Forum olmayı, sürekliliği, paylaşımı…

Başaramayanlar var biliyorum…

Zor olduğunu daha iyi anladım…


Ama yarınlara umutla bakmayı öğrendim sonunda…

Umudun yılmaz bekçilerinden…



Mutlaka bir hikâyemiz olacak…

Daha yazılmamış

ve onu oluşturan olayın kahramanları bazıları gizlide olsa

Temelinde yükünü taşıyan.



Güzel bir havamız olacak

Formun Abileri ve Abları

Hatta Anneleri bile

isimlerini şimdi bileme sekte




Gizli bir KENT in siluetindeki

Güzel bir Tablonun

Renkleri

Ve eminim

Farklı yanlarımızla

Kendinizi bildiğimiz






Beyaz siyah gri kırmızı yeşil mavi turuncu
mor veya kahve

Açıklı koyulu birbirinden farklı ve tonlarıyla

Seyretmesi güzel keyifli bir tablo olmak hayalim


Paylaştıkça, arkadaşlıklar ve belki de dostluklar, sırdaşlar olacak…

Evet, şimdi bir hayalim-iz- var

Şu an çok zor olsa da imkânsız değil

Ama şimdi sıcacık



Bir gönülsek biz zengin kapılarımız sonuna kadar açık dostça gelenlere…

Katılımcılarımıza şimdiden teşekkürler…


Koyu GRİ

 

 

Gizli Bir Kent'de Arkadaş Ve Dostluğa Ne Dersiniz



Birileri anlasın sizi istiyorsunuz.
Kuytudaki yaralarınızı görsün ve anlasın.
Birbirlerimizi anladığımız
İçinde farklı renklerin olduğu
Gizli bir kentimiz var.
Evet sizi bekliyoruz.
Farklı renkleri içinde barındıran bir tabloda yer almanızı istiyoruz.


http://www.qizlikent.com/

 

? Şiirler , Duygu Dolu Sözler , Edebiyat Eserleri , Kitaplar , Resimli Şiirler..
? Saygı , Ahlak , Adalet , Paylaşım , Dostluk...
? İnternet , Haberleşme , Bilgisayar , Donanım , Teknik Destek...
? Eğlence , Komik Resimler , Espirili Sözler...
? Haberler , Genel Muhabbet , Serbest Kürsü...






 





Yorum (63) Yorum yaz!

Tüm Blogcular Buraya toplanıyor. Gizli KENT

10/11/2008 ·




Uzun Dönemdir.

Arkadaşlık ve Paylaşım Forumu Olan Gizli KENT e

BLOGCU LAR GELMEYE VE YERLEŞMEYE BAŞKADILAR.


Edebiyat Formudur.

Blogcu lar Artık yazılarını denemelerini buraya taşımaya başladı.

Sizde ister kendi şiir ve denemelerinizi

İstersenizde beğendiklerinizi bizimle paylaşa bilirsiniz.


SİZLERİDE ARAMIZDA GÖRMEK BİZİ SEVİNDİRİR.

ÜYE OLMAK İÇİN

ZİYARETİNİZİ BEKLİYORUZ.

Gizli KENT
http://www.qizlikent.com/



Hayatın GERÇEK Yüzü

8/6/2008 · Kategori: kuyudakiler

 

Hayatın gerçek yüzü

Hayatı aradım. Onca koşturmanın arasında bir yerlerden çıksın karşıma diye.
Beni anlasın, yaralarımı sarsın ve kuytularımı aydınlatsın diye.
Vakit geçti ama sonunda geldi hayat eteğindeki çakıl taşları ile.

Hayat yaralı geldi bana acı içinde
Bir fırtınadan düşmüştü kucağıma kız kulesinden.

Hayatın gözlerine baktım.
Acılarını gördüm ve sormaya bile korktum.
Acılarının derinliği korkutmuştu beni
Hayat ben seni gözlerinden yakaladım.


Kendi acılarımı ve yaralarımı unuttum.
Ve Hayata sarıldım.
Sarmaladım
Dinledim
Avuttum
Anlamaya çalıştım.

Hayatı tanımaya çalıştım.
Ve Hayatı sevmeye başladım.
Evet, Hayat sevdim seni
Delice

Hayat bir reddediştir. Hayır değildir demişti.

Anlamamıştım.

Bir yaralı kuştu hayat
Ben sevdikçe canlandı.
Üstüne basılmış kırık bir daldı.
Ben sevdikçe çiçek açtı.

Güvensizliği kırılsın diye
Net oldum Hayat a yalansız
Canımı yaksa da yalan söylemedim.

Hayat canlandıkça
Yaralamaya başladı beni
O yaraladıkça ben sevdim onu
Yapmaz dedim.

Her seferinde affettim Hayatı
Görmezden geldim.

Yol verdim Hayata

Olmadı
Hayat
Olmadı


Ben seni yanlış tanımışım
Sen elleri ihanetle kanlı bir katilmişsin
.
Anladım HAYAT

Önceden görmek istemediğim her şey önümde şimdi

Ben senin gerçek yüzünü GÖRDÜM HAYAT

Silinmişti. Güzelliklerin güzel günlerimizle

Sen çok ÇİRKİNSİN

Bir arsız fahişe benziyor YÜZÜN

Resmin tükürmek için önümde şimdi

İçinde ihanetlerin kolyesi parlıyor şimdi



İnkâr etme Hayat YALANCISIN

Ben seni sardıkça kanlı ellerini sırtımda yakaladım


Koş aynaya Hayat cesaretin varsa koş
Şimdi çirkin yüzüne benim gözlerimle bak

Göremezsen ben yalancıyım.

Koyu GRİ

Kalıcı Bağlantı Yorum (23) Yorum yaz!

BİLİRİM KAPALI KAPILARINI

8/6/2008 · Kategori: kuyudakiler

 

BİLİRİM KAPALI KAPILARINI

Ben
Hep önündeydim.
Hep dışarıda.
Biraz arala diye ağlayan da bendim.
Ne çabuk unuttun.

Oradaydım. Ve oradan.

Cennetini seyrettim.
Allı morlu rengârenk çiçeklerini gördüm.
Bülbülün değil kanadı kırık saka n olmak istemiştim.
O cennet teki Rıdvan maskesi altındaki piçe özendim.
Kokulu bahçelerinde gezmek istedim.
Bir nefes çekip mutluluktan mecnun olmak istedim.

Bildiğim tüm sihirli kelimeleri söyledim.

Yetmedi küfürler ettim.

Açılmadı kapılar.
Açılmadı kapılar güzelim.
BANA
Açmadın SEN

Kokusuyla sarhoş olmuştum.

Çok kandırdım kendimi çok bekledim.

Senin gibi kelimeleri çevirmeyi bilmem.
Ama biraz dürüst olmak lazım.

Eleman kapılarına işeyerek içine girdi cennetinin
Sonra sana sidikleri su diye içirdi.

YAŞASIN KÖTÜLÜK

Ne çabuk açılmayan kapılar kapandı yüzüme.
Yaw piç içine etti senin.
Ona sonuna kadar açık olan ve
Bana açmadığın kapılarını ne çabuk kapattın.
Yüzüme

Bu adil değil.
Ama adalet yerini bulacak.

Yarınlarda açarsan kapını
Ve ararsan beni
Yerime aletime benzeyen bir kazık bırakacağım.
Onunla tatmin edersin kendini
Ayrıca O
Kapattığın kapılarını da ne yapacağını bilirsin.

Arama ben gittim.

Diğerleri fermuarımın önünde diz çökünce
Sır çözüldü.
Ve

Anladım seni ne kadar sevdiğimi.
Senin beni nasıl harcadığı.

Ve aslında başkasını sevdiğini

Lanet olsun SANA


Hayatımın içine edip
Kapılarını kapatıp GİTSEN DE
ARKANA BAKMADAN.

NE OLURSA OLSUN
BEN SEVİYORUM KÖPEK.


Koyu GRİ

Kalıcı Bağlantı Yorum (5) Yorum yaz!

Tüm Sualler Yanar Gece Düşlere Kanatlanınca

4/6/2008 · Kategori: qizlikent

Tüm Sualler Yanar Gece Düşlere Kanatlanınca


“Avuçlarımda yitik bir sevda;
Her gece sana geliyorum,
Uykusuz her hece sana…”

Gözlerinden deniz görünüyordu ve ben gözlerinin sahilinde çıplak ayakla yürüyordum. Dalgalar sahili yalıyordu usul usul… Kırmızı topuklarıma takılıyordu gözlerin. Sevdanın derininde onulmaz bir düştü yüreğim. Ecelin oluyordum her gece yeşil tepelere serdiğim düş bahçelerinde…

Biliyordun asi rüzgar…

“Tüm sualler yanar geceler düşlere kanatlanınca…”

Ve sen sevgilim masallar anlatıp kandırırdın hüzünlerimi, kaçan uykuma şükrederdim o vakit. Varlığının yoksulu bir fakir sofrada umudu beslerdik gözyaşlarımızla. Yufka yüreğini değişmezdim dünyalara, kirpiğinin kıvrımındaki bir damlaya canımı teslim ederdim. Kuruyan gözpınarların ıslak dudaklarımın nemi ile şifa bulsun diye dualar ederdim. Avuçlarındaki gül yapraklarıyla kanatlandırırdın kelebek yüreğimi, güzüme inat... Sana sadık rüyalarımda bile sabrı anlatırdın, o sabır ki her sabah gözlerimin şu yalan dünyaya doğması gibi…

“Gecenin yanaklarından süzülürken şafak,
Yıldızsız, karanlık da olsa gök kubbe
Gül yordamıyla bulurduk nefeslerimizi…”

Gözlerimdeki hayatla birleşince yarım cümlelik sevdalar yitirirdi anlamını. Sen benimle tamdın sevgilim. Bilirdik eninde sonunda kaybolurdu düşler… Bitimsiz özlemlerle kurduğumuz her düşün ardından hüzünler devrilse de üzerimize, biz gerçektik…

Ay yüzüme bak gözlerindeki hayatla… Geldiğin yolların tozu toprağı dururken öpmeliyim avuç içlerini… Hadi uzan varlığının mutluluğu ile çöz saçlarımı. Eteğime topladığım çiçekleri iliştir. “Ellerin” diyorum, ellerin yurt edinmeli saçlarımın her telini. Yanışın her an artsa da dayan, gücün yetmese de vazgeçme bu sevdadan.

“Şimdi acıları bırak başucuma…
Gözyaşlarıma uzan…”

İtiraz yok asi rüzgar…

Kirpiklerinin gölgesinde bir sergi açmanı istiyorum, kimsenin uğramadığı bir sonbahar günü… Üzerime çöken hasretlerin arasında çok sevdiğim gülleri resmetmelisin. Her tablodan okumalıyım sevda romanımı. İçlerinden biri bana yakın gelmeli. Hani o gözlerimde bir dolu hüzün olan…

“Renkler yanar hüznümde, sen siyahı giydir yine bana…
Takvimlerin boş yapraklarında dururken zaman
Küçücük yüreğimle ölümsüzlüğü sunuyorum bak sana”

Bilirim yakıştırmazsın beyaz tenime bu zemheri matem rengini… Dudaklarıma değen her renk yandıkça başka çaren kalmaz sevgili. Gün uzar kavuşmayı bekledikçe, gün büyür gözlerimizde, geç gelir gece. Gece siyah…

Yırtılır karanlık, ateşli bakışlarını gördüğümde. Yokluğuna uzattığım saçlarımda başlarken vefakar geceler, avuçlarımdaki şarabi sevişlere bırak kendini. Sonra gamlı saçlarımın her teline asalım düşlerimizi. Nefesine nefesimi al yakalım geceyi sönse de bir bir yıldızlar. Unutulmuş bir yalnızlığın içinde olsam da yüreğimin kuytularına uzan… Özlemlerime yenilerini eklemeden uzan ki göğüs kafesimde yankılanan yürek atışlarımın senli bestelerini dinlemek nasibin olsun.

Yüreğindeki azimli sevda ile kanasan da aç gönlünü bana özlenen sevgili. Bakma gözlerimdeki yaşlara, sevince açar gamzelerim, hem ağlamak yakışmaz ki bana.

Haydi söyle sükut ile…

Sorularımın cevabı var mıdır asi rüzgar…

“Bedeli çoktan ödenmiş bir sevdayı, neden kanatır zaman…”



Haziran 2008

Ayşegül TEZCAN

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (9) Yorum yaz!

GEÇMİŞİN DEVLERİ VE PUTLARI

4/6/2008 · Kategori: kuyudakiler

 

 

GEÇMİŞİN DEVLERİ VE PUTLARI

Dostum
Her gelen olmasa da yürekte kalanlar oluyor.
Sorgusuzca aldığımız içeri..

Yaşanmışlıklarıyla bizden aldıkların yerlerine dev gibi putlarını bırakıyorlar.
Her terkedilmişliğimiz ve yalnızlığımız anlatılmaz hal alınca

Daralınca dostum daralınca

Tokadını vurdukça aniden karşımıza çıkan hatıralar.
Ayaklarımızı süreye süreye yüreğimizde bıraktıkları putlarının önünde atıyoruz kendimizi
Başkalarının kanatmasına izin vermediğimiz yaralarımızı tekrardan acımasızca deşeliyor
Kanatıp o putlara adıyoruz.
Ve gözyaşlarıyla dönüş duaları yapıyoruz.
Acının bitmek binmeyen ayini devam ediyor.


Hâlbuki onlar bizi duymuyor.
Aynı gerçek sahipleri gibi

Neredeler dostum neredeler.
Biz burada bir ayin ile yaralarımızı deşeleyip onlara kan adarken acı içindeyken


Düğümlenmesin boğazına sözler
Söyle nerdeler.
Unuttular.
Başkalarındalar.
Kanlı elleriyle
Biz değiller bizdekiler onların bizde bıraktıkları putları
Kendi egolarını tatmin edecek yeni kurban aramaktalar.
O yüreği de horca kullanıp
Gittiklerinde putlarını bırakacaklar.
Ne kadar sevdirmişlerse ne kadar acı vermişlerse o kadar devleşen putlar.

Daha kötüsü ise bir gün biri gelir.
Rüzgârıyla devirir tüm putları.
Hesapsızca seversiniz.
Bir mehdi tadında

Bir gün o da gider.
Diğerlerin den daha büyük bir dev put bırakarak.

Başkalarına.

Şimdi bize düşen İbrahim i bir tavırdır.

O artık sevmeyecek ölüyü rahat bırakın

Koyu GRİ

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!